+90 549 2119000 - 2129000 info@alpimpatent.com

Neden Patent?

Neden Patent?
Patent sisteminin amacı, buluş yapma faaliyetini özendirmek, buluşların sanayiye uygulanması ile teknik, ekonomik ve sosyal ilerlemenin gerçekleştirilmesini sağlamak için buluşlara patent veya faydalı model belgesi vererek korumaktır. Yeni, tekniğin bilinen durumunu aşan ve sanayiye uygulanabilir olan buluşların sahiplerine; buluş konusu ürünü üretme, satma ve kullandırma konusunda belirli bir süre ayrıcalık veren bir haktır. Dolayısıyla buluş sahibi dışındaki kişilerin bu buluşu izinsiz olarak üretmesi, kullanması ve satmasını belirli bir süre içinde engelleme hakkınızın dayanağı elinizdeki patent belgesidir.
Neden Patent?

Neden Marka?

Neden Patent?
Marka, bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla, kişi adları dahil, özellikle sözcükler, şekiller, harfler, sayılar “malların biçimi” veya “ambalajları”” gibi çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işaretleri içerir. Markanız tescil edilmediği sürece yasal olarak size ait değildir. Faaliyet gösteren her işletme, bir marka kullanmakta ve kullandığı marka sayesinde müşterilerince tanınmaktadır. Bu nedenle, markayı tescil ettirmeden önce tanıtmak ve daha sonra tescil ettirmek düşüncesi marka sahiplerinin, haklarının kaybı ile karşı karşıya bırakabilmektedir. Zira, sizin tescil etmeden markanızı tanıtmaya çalıştığınız bir dönemde başka bir başvuru sahibi tarafından aynı marka tescil altına alınabilir ve bu durumda yasal yollara müracaat ederek hakkınızı ispat etmeniz gerekebilir. Böyle bir durum markanızdan vazgeçmenize ya da maddi ve manevi açıdan zarar görmenize neden olur.

Neden Tasarım?

Neden Patent?
Tasarım, bir ürünün tümü veya bir parçası veya üzerindeki süslemenin, çizgi, şekil, biçim, renk, doku, malzeme veya esneklik gibi insan duyuları ile algılanan çeşitli unsur veya özelliklerinin oluşturduğu bütününü ifade eder. Günümüzde, tüketiciye sunulan özgün ve yeni tasarımların ilgi çekmesi, tasarım sahiplerinin emeğine, hayal dünyasına ve maddi gücüne bağlı olmaktadır. Bu nedenle, tasarım sahiplerinin tasarımlarının devamlılığını sağlayabilmesi, yaptığı tasarımların hem ekonomik hem de sosyal anlamda karşılığını alabilmesine bağlı olmaktadır. Bunu sağlayabilmek de, tasarım hakkı sahibinin izni olmaksızın tasarım konusu ürünün diğer kişiler tarafından ticari amaçla üretilmesi, kullanılması ve satılmasını engelleme hakkına sahip olmakla mümkündür. Tasarım sahibine bu hakkı tasarım tescili vermektedir.  Aksi halde, tescil edilmeyen tasarımlar, izinsiz üretme ve çoğaltma gibi fillerle gerçek hak sahibinin hakkına zarar verecektir.
Neden Patent?
  • Güvenilir, hızlı, doğru hizmet
    • Fikri ve sınai haklar alanında deneyimli hukuki danışmanlık
    • Kendi alanlarında uzmanlaşmış teknik kadromuz
    • Nitelikli ve etkin teknik çeviri
  • Adım adım bilgilendirme
    • Uzun ömürlü güvenilir ilişki
    • Servis kalitemizi yakından izleme imkanı
    • Mevcut duruma ilişkin değişikliklerin anında gözlemlenerek en uygun alternatif çözümlerin bilginize sunulması
    • Size uygun en iyi stratejinin belirlenmesi
  • Uygun fiyatlar
    • Fikirlerinize yaptığınız yatırımlara uygun ücretlerimizle katkı sağlıyoruz
    • Kaliteli ve doğru hizmet için avantajlı fiyatlar sunuyoruz

HABERLER ve GELİŞMELER

Yönlendirme Komitesi İlk Toplantısı TPE'de Gerçekleştirildi.

Üniversitelerde sınai mülkiyet bilgisinin yaygınlaştırılmasına yönelik olarak hazırlanan yol haritasının uygulanması amacı ile Türk Patent Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Habip ASAN Başkanlığında ve Prof. Dr. Fazilet Vardar SUKAN koordinatörlüğünde oluşturulan Yönlendirme Komitesi ilk toplantısını bugün Türk Patent Enstitüsü’nde gerçekleştirdi.

Toplantıya, Yüksek Öğretim Kurumu temsilcisinin yanı sıra Türkiye’nin dört bir tarafında bulunan 29 üniversiteden çok sayıda öğretim görevlisi katılım sağladı.

Açılışta konuşan Türk Patent Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Habip ASAN, Avrupa’nın en çok başvuru alan sınai mülkiyet ofislerinden biri olan Türk Patent Enstitüsü’nün tescil işlemlerinin yanı sıra sınai mülkiyetin potansiyel kullanıcıları olan kitlelere yönelik tanıtım ve bilinçlendirme stratejileri geliştirme ve uygulama gayreti içerisinde olduğunu söyledi.

Üniversitelerin Türk Patent Enstitüsü’nün hedef kitlelerinin başında geldiğini belirten Prof. ASAN, mevcut durumda Türkiye’de sınai mülkiyet başvurularında ciddi bir hareketlilik yaşanmasına rağmen özelikle yüksek katma değer sağlayacak buluşların üretilmesi noktasında ciddi bir potansiyele sahip olan üniversitelerimizin etkisinin istenen düzeyde olmadığını ifade etti.

Prof. Dr. Habip ASAN, sınai mülkiyet haklarının üniversitelerimiz açısından en önemli alt bileşeni olan patentlerin, kolay erişilebilir ve en güncel bilgileri içeren birer kaynak olarak karşımıza çıktığından söz ederek, yayınlanan patentlerin, buluşlarla ilgili detaylı açıklamaları, çizimleri, şemaları, kimyasal yapıları, genetik zincirleri içerdiğine dikkat çekti.

Milyonlarca patent dokümanına internet üzerinden ücretsiz olarak kolayca ulaşılabiliyor olmasının, patent sistemlerinin araştırmacılara sunduğu büyük bir imkan olduğunu belirten Prof. ASAN, üniversitelerimizin bu uçsuz bucaksız bilgi havuzuna duyarsız kalmayarak, teknik bölümlerdeki bütün akademisyenlerimizin, araştırmacıların ve öğrencilerin herhangi bir destek almadan patent araştırması yapabilir düzeye gelmesi gerektiğini vurguladı. Bu noktada özellikle bitirme, yüksek lisans ve doktora çalışmaları sırasında, öğrencilerin patent dokümanlarını kullanmaya teşvik edilmesinin çok önemli olduğunu söyledi.

Ülkemiz sınai mülkiyet sisteminin eksik olan çok önemli bir ayağının tamamlanması noktasında önem taşıyan ve üniversiteleri bir araya getiren bir platform olan Yönlendirme Komitesinin çalışmaları ile mevcut yol haritası görüş ve öneriler doğrultusunda revize edilerek şekillendirilecek.

Türkiye’de üniversitelerde sınai mülkiyet bilgisinin yaygınlaştırılmasına yönelik yol haritası 2008 yılında İstanbul Üniversitesi’nde gerçekleştirilen ülkemiz üniversiteleri, Avrupa Patent Akademisi ve Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı temsilcilerinin de katılım sağladığı bir çalıştayda oluşturulmuş ve aynı yıl Hollanda’da gerçekleştirilen Konferansta onaylanmıştı.

Geçtiğimiz yıl Haziran ayında Avusturya’da Türk Patent Enstitüsü’nden ve YÖK’ten temsilcilerin de yer aldığı “Yol Haritasının Uygulanmasıyla İlgili İlerleme Konferansı” gerçekleştirilmiş ve bu konferansta Türkiye yol haritasını başarıyla uygulayan ülkelerden biri olarak gösterilmişti.

KOSGEB Personeline Sınai Mülkiyet Hakları Semineri

Türk Patent Enstitüsü, KOBİ’lerimizde sınai mülkiyet bilincinin arttırılması, bilim ve teknoloji alanında ülkemizde varolan potansiyelin harekete geçirilmesi, KOBİ’lerimizden yapılan sınai mülkiyet başvuru sayılarının arttırılarak ülkemiz ürün ve hizmetlerinin korunmasına katkı sağlanması amacıyla, KOSGEB ( Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı) işbirliği ile bir eğitim semineri düzenliyor.

Türk Patent Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Habip ASAN, seminer öncesi katılımcılara yönelik yaptığı konuşmada, KOSGEB’i, Türk Patent Enstitüsü’nün sınai mülkiyet alanındaki en önemli paydaşlarından biri olarak gördüğünü söyleyerek KOSGEB’in hedef kitlesi olan KOBi’lerimizin sınai mülkiyet sisteminin potansiyel kullanıcıları arasında ilk sıralarda yer aldıklarını ifade etti.

Türk Patent Enstitüsü ve KOSGEB arasında uzun yıllardır süregelen bir işbirliği bulunduğunu belirten Prof. ASAN, KOBİ’lerin patent dokümanlarını kullanarak inovasyon kapasitelerinin geliştirilmesini amaçlayan Hezarfen Projesinde, Türkiye’nin farklı şehirlerinde üniversitelere ve KOBİ’lere yönelik olarak gerçekleştirilen Patent Günleri etkinliklerinde ortaya koyulan işbirliğine dikkat çekti.

Prof. Dr. Habip ASAN, sözlerine şöyle devam etti:

“En genel anlamda baktığımızda, her iki kurumumuzun da Türk sanayisinin ve ekonomisinin rekabet gücünün arttırılması konusunda çok önemli işlevleri yerine getirdiğini söyleyebiliriz. Enstitü olarak, ülkemizdeki KOBİ’lerle doğrudan temas halinde olan KOSGEB personelinin sınai mülkiyet hakları konusunda bilgilendirilmesinin çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Nitekim bugün gerçekleştirmekte olduğumuz etkinliğin bir benzerini 2005 yılında da gerçekleştirmiş ve 400’ün üzerinde KOSGEB çalışanına sınai mülkiyet hakları ile ilgili bilgiler vermiştik. Bugün açılışını yaptığımız bu seminerin de sizlerin sınai mülkiyet konusundaki bilgi düzeyinizin arttırılması noktasında önemli bir boşluğu dolduracağını düşünüyorum.”

Türk Patent Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Habip ASAN, konuşmasının son bölümünde son dönemde gerçekleşen sınai mülkiyet verilerini değerlendirdi.

KOSGEB Başkanı Mustafa KAPLAN ise konuşmasında, üçmilyonu aşan sayıları ile KOBİ’lerin önemine vurgu yaparak KOBİ’lerin rekabet gücünü arttırarak ülkenin ekonomik kalkınmasına katkı sağlama amacıyla faaliyet gösteren KOSGEB’in misyonundan söz etti. KOSGEB’in KOBİ’lere yönelik destek ve projeleri hakkında bilgiler verdi.

KOBİ’lerin sınai mülkiyet hakları konusunda bilgi ve bilinç düzeylerinin artırılması konusunu önemsediklerini belirten KAPLAN, KOBİ’lerin rekabet güçlerini artırmalarının yenilik ile mümkün olabileceğini, marka oluşturma, yenilik ve buluş yapma süreçlerinin ise sınai hakların tescili ile anlam kazandığının bilinmesi gerektiğini vurguladı. Türk Patent Enstitüsü ve KOSGEB işbirliği ile uzman yardımcısı personelinin konu hakkında bilgi düzeyinin artırılmasının KOBİ’lerimizin Sınai Mülkiyet Hakları konusunda bilinç ve farkındalık düzeylerinin arttırılması anlamına geldiğini ifade etti.

21 Eylül-2 Aralık 2011 tarihleri arasında üçer günlük altı grup halinde gerçekleştirilecek seminer çerçevesinde 240 KOSGEB personeline, Türk Patent Enstitüsü uzmanlarınca sınai mülkiyet hakları eğitimi verilerek, sınai mülkiyet haklarından KOBİ’lerimizin ne şekilde yararlanabileceği detaylı olarak anlatılacak.

İşletmelere Yönelik Etkin Fikri Mülkiyet Yönetimi İçin Eğitimcilerin Eğitimi' Çalıştayı Tamamlandı.

Türk Patent Enstitüsü (TPE) ve Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı (WIPO) işbirliğinde, 13-15 Eylül 2011 tarihlerinde İstanbul’da Sirkeci Legacy Ottoman Otel’de düzenlenen “İşletmelere/TTO/Araştırma Enstitülerine/İnovasyon Merkezlerine/Üniversitelere Yönelik Etkin Fikri Mülkiyet Yönetimi için Eğitimcilerin Eğitimi” konulu çalıştay tamamlandı.

Fikri mülkiyet yönetimi konusunda çalışan ya da çalışacak olan temel bilgi sahibi kişilerin (eğitmenlerin) bilgilerinin arttırılarak kazanılan bilgilerin aktarılmasına olanak sağlanması amacını taşıyan çalıştaya, Teknoloji Transfer Ofislerinden, üniversitelerden, TÜBİTAK’tan, vekillerden, kalkınma ajanslarından, KOBİ’lerden temsilciler katılım sağladı.

Çalıştay ile işletmelerin/TTO’ların/İnovasyon merkezlerinin ve üniversitelerin ulusal ve uluslararası rekabet güçlerinin artırılması hedeflendi. Eğitim kapsamında, eğitmenler fikri mülkiyet varlıklarının belirlenmesi, korunması, işletilmesi ve yönetimi konusunda bilgilendirildi.

Eşleştirme Projesi Kapanış Toplantısı TPE'de Yapıldı.

Türk Patent Enstitüsü ve Alman Uluslararası Hukuki İşbirliği Vakfı (IRZ) ile birlikte yürütülen “Sınai Mülkiyet Haklarının Yürütme ve Uygulamasının Güçlendirilmesi için Türkiye’nin Desteklenmesi” Avrupa Birliği projesinin kapanış toplantısı bugün TPE’de yapıldı.

Toplantının açılışında konuşan Türk Patent Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Habip ASAN, 2010 yılı Mart ayında başlatılan “Sınai Mülkiyet Haklarının Yürütme ve Uygulamasının Güçlendirilmesi İçin Türkiye’nin Desteklenmesi” konulu Eşleştirme Projesinin başarıyla tamamlandığını belirterek, proje kapsamında bugüne kadar gerçekleştirilen 100’ün üzerinde etkinliklerle ülkemiz sınai mülkiyet sistemi açısından oldukça yoğun ve tempolu bir dönem yaşandığını söyledi.

Bu dönemin, Cumhuriyet tarihinin sınai mülkiyet hakları açısından en yoğun etkinlik dönemi olarak kayda geçtiğini söyleyen Prof. ASAN, yapılan çalışmaların orta ve uzun vadede Türkiye’nin sınai mülkiyet sistemi açısından son derece olumlu sonuçlar doğuracağını ifade etti. Eşleştirme Projesinin sınai mülkiyet haklarının yürütme ve uygulanmasıyla ilgili bütün paydaşları bir araya getiren bir platforma dönüşmüş olması yönüne dikkat çekti. Proje süresinin 13 ay olarak planlandığını ancak başarılı bir şekilde ilerlemesi üzerine, Avrupa Komisyonu nezdinde girişimlerde bulunularak bu sürenin uzatıldığını belirtti.

TPE Başkanı Prof. Dr. Habip ASAN sözlerine şöyle devam etti:

“Sınai mülkiyet sisteminin, görev alanları itibariyle birbirini tamamlayan farklı unsurlardan oluşan bir yapı olduğu hepinizin malumudur. Etkin işleyen bir sınai mülkiyet sistemi için bu unsurların birbirleriyle güçlü bir koordinasyon ve iletişim içerisinde çalışması kaçınılmazdır. AB Eşleştirme Projesi, bu iletişimin ve koordinasyonun sağlanması noktasında çok önemli bir boşluğu doldurmuştur. Bizim açımızdan, projenin en önemli çıktılarından biri budur. Proje, ülkemizin sınai mülkiyet haklarının uygulanması noktasında eksiklerinin tespit edilerek, bunların üzerine kararlılıkla gidilmesi konusunda önemli bir fırsat olmuştur.

10 farklı ilde gerçekleştirilen seminer, toplantı, konferans ve çalıştaydan oluşan etkinlikler kapsamında, sınai mülkiyet sistemi açısından önem arz eden pek çok konu masaya yatırılmıştır. Sınai mülkiyetin yürütme ve uygulamasıyla ilgili birçok konu ülkemizde ilk defa gündeme gelmiş ve tartışılma imkanı bulmuştur. Örnek uygulamalar üzerinden gerek Alman ve Türk meslektaşlar arasında; gerekse ülkemizdeki paydaşlar arasında çok önemli tecrübe ve bilgi paylaşımları sağlanmıştır.”

Prof. Dr. Habip ASAN konuşmasında ayrıca, 2007 yılından 2010 yılına kadar geçen sürede Enstitü kararlarına karşı yapılan itirazların %30 oranında azaldığını, Enstitü kararlarına karşı açılan dava sayısının %33 azaldığını, Enstitünün kazandığı davaların sayısının ise %66 oranında arttığını söyleyerek projenin hedeflerine yönelik verileri aktardı. Proje kapsamında hazırlanan kılavuzlar, analiz ve çalışma raporları hakkında bilgiler verdi.

Türkiye Proje Lideri ve Türk Patent Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Habip ASAN’ın ardından Alman Federal Patent Mahkemesi Hâkimi ve Üye Ülke Proje Lideri Karin FRIEHE, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Müsteşarı, Ekonomi, Ticaret ve Tarım Bölüm Başkanı Michele VILLANI, Alman Büyükelçiliği Ekonomi Bölümü Başkanı Hans-Jörg BRUNNER, Alman Federal Patent Mahkemesi Başkanı Beate SCHMIDT de birer konuşma yaptılar.

Konuşmacılar proje ile Türkiye’nin AB müzakere fasıllarından biri olan ve AB müktesebatı ile uyumunun büyük oranda sağlandığı (7. Fasıl) fikri mülkiyet hukuku konusunda kalan eksikliklerin de büyük oranda giderildiğini, TPE’nin kararlarının iyileştirildiğini, Enstitünün kararlarının mahkemelere daha az yansır hale geldiğini belirterek, Türkiye’nin sınai mülkiyet sisteminin artık daha güçlü olduğunu ifade ettiler. Konuşmacılar, Türkiye’deki sınai mülkiyet sisteminin ve mevzuatın AB ile uyumlu hale getirilmesi, karar alma sürecinin şeffaf ve tahmin edilebilir olması ve sahteciliğe karşı gerekli önlemlerin alınması gibi hususlarda işbirliğinin devam edeceğini söyleyerek ve proje ortakları ile projeye katkı sağlayanlara teşekkürlerini sunarak sözlerini tamamladılar.

Çok sayıda yabancı uzmanın katılımıyla gerçekleştirilen toplantının öğleden sonraki bölümünde Avrupa Patent Hukuku ve marka uygulamalarında güncel gelişmeler ele alındı.

Türk Patent Enstitüsü ve yargı kararlarının uyumlaştırılmasını amaçlayan ve yaklaşık 18 ay süren proje kapsamında, Türk Patent Enstitüsü uzmanlarının yanı sıra Yargıtay 11.Hukuk ve 7. Ceza Dairesi üye ve tetkik hakimleri, Ankara, İstanbul, İzmir Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi hakimleri ile diğer illerin Asliye Hukuk Mahkemesi hakimleri de proje faaliyetlerine katılım sağladı. Klasik Eşleştirme Projelerinin aksine özel sektör ve ilgili tüm paydaşlar proje faaliyetlerinden haberdar edilerek seminerlerin sadece kamu görevlilerine değil, bu alanda faaliyet gösteren hukukçular, akademisyenler, vekiller ve hak sahiplerine açılması sağlandı.

TPE'nin de Yer Aldığı 80. İzmir Enternasyonal Fuarı Tamamlandı.

Türk Patent Enstitüsü, 08 – 18 Eylül 2011 tarihleri arasında gerçekleştirilen 80. İzmir Enternasyonal Fuarı’nda geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da yerini aldı.

Partner ülkenin Avusturya, onur konuğu ilin Denizli, ana temanın Çevre ve Çevre Teknolojileri olduğu İzmir Enternasyonal Fuarı, 80. yılında 50’den fazla ülke, 827’si yerli, 256’sı yabancı 1.083 firmayı ağırladı. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı himayesinde düzenlenen fuarı, yaklaşık 1.5 milyon kişinin ziyaret ettiği tahmin ediliiyor.

Türk Patent Enstitüsü, hedef kitlesi ile temas etmek, inovasyon ve gelişimin önemli bir göstergesi olan sınai mülkiyet haklarına dikkat çekmek ve bu konuda toplumun bilgi ve bilinç düzeyini artırmak için önemli bir buluşma zemini olarak değerlendirdiği, üretici, tüketici toplumun birçok kesiminin bir araya geldiği fuarın 80. yılında da bundan önceki yıllarda olduğu gibi katılımcıları ve ziyaretçileri sınai mülkiyet hakları ve Türk Patent Enstitüsü’nün faaliyetleri hakkında bilgilendirdi.

Rekabetin küresel bir boyut kazandığı günümüzde firmaların rakiplerinin önüne geçerek üst sıralarda yer alması ancak yenilikçi olmaları ile mümkündür. Yenilikçi olmanın ve yenilikleri korumak anlamına gelen sınai mülkiyet haklarının öneminin farkına varan firmalar ulusal ve uluslararası piyasalarda varlığını sürdürmek için Ar-Ge’ye, inovasyona ve sınai mülkiyete daha fazla kaynak ayırma gereğini duymaktadırlar.

Geniş kitleleri bir araya getiren ve aynı zamanda sektörel bir buluşma ortamı yaratan 80. İEF fuarında girişimciler, Türk Patent Enstitüsü’nden sınai mülkiyet hakları hakkında aldıkları bilgi desteği sayesinde oluşturacakları stratejiler ile fikri sermayelerini artırarak güçlerine güç katma ve sektörlerinde öne çıkabilme olanağı buldular.

Türk Patent Enstitüsü, tüm katılımcıları ve ziyaretçileri, sınai mülkiyet hakları konusunda daha fazla bilgi sahibi olmaları, güçlü ve rekabet edebilir sınai mülkiyet portföylerini oluşturabilmeleri, buluşlarına, özgün tasarımlarına, markalarına, yeniliklerine sahip çıkabilmeleri için, fuar süresince 2 nolu salonda yer alan standında ağırladı.